Kültür & Sanat etkinlikleri

 


Anasayfa

 

  ...data.processing.department

.....desing.by.m.e.duman...2005

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


 
 

[ OCAK ] [ ŞUBAT ]  [ MART ]  [ NİSAN ]  [ MAYIS ]  [ HAZİRAN] [ TEMMUZ ]    [ AĞUSTOS ]    [ EYLÜL ]    [ EKİM ]    [ KASIM ]    [ ARALIK ]

 

Seanslar

Sabah:  9 :30

Öğle   : 13 :30

Akşam:18 :30

Adres:Atatürk caddesi Özel İdare Binası

Rezervasyon Tel: 0 456 213 6665

 

 

 

 
 

Picasso’nun sanatı, 20. yüzyıl Batı resmi için çok büyük bir yenileyici güç olmuştur. 1881’de İspanya’nın Malaga kentinde doğan sanatçı, eserlerini ilk defa Paris’te 1900 yılında yapılan ve tüm ulusların yeni bir çağı kutlamak için bir araya geldiği dünya fuarında sergiledi. En tanınmış resimlerinden olan Les Demoiselles d’Avignon (Avignonlu Kızlar) (1907), sanatçının yaklaşımında bir devrim niteliğinde oldu ve bu yeni yaklaşım, modern sanatın gidişatını yönlendiren akımların hep en önünde yer almasına neden oldu.
Primitif ve arkaik sanata yeni bir gözle bakıp bu izlenimleriyle eserlerini zenginleştiren Picasso, Batı sanatı geleneğine de yeni bir soluk getirmiş oldu.

 

 
 
 

Adını "Piraye" romanı ile tanıdığımız Canan Tan, bu kez hem gençler hem de anne-babalar için kaleme aldığı bir roman ile çıkıyor okurunun karşısına: "Alevden Küle Eroinle Dans". Yazar romanı hakkında şunları söylüyor: "Eroin konusunda, bilimsel ya da günlük tarzında, pek çok kitap yazıldı... Türk ve yabancı, günlük tutan eroin bağımlıları, anılarını paylaştılar sizlerle. Bulanık kafalarıyla, edebi kaygı gütmeden, bulutların üzerindeki serüvenlerini anlattılar. Gerçek anlamda bir “eroin romanı” yazmak isteyişim bundan. Beyinlerin damağında edebiyat tadını duyarak da okunabilmeliydi eroinin hikayesi... Büyük bir sorumluluk yüklendiğimin bilincindeydim. İşlediğim, sıradan bir konu değildi çünkü. Hem kanayan sosyal bir yaraya parmak basacak; hem de roman sıcaklığında, edebi bir dille okuruna ulaşacaktı. Uzun bir inceleme ve araştırma döneminin ardından, eroinle ölüm dansı yapanların öyküsü çıktı ortaya..."

 

 
 
 
 

Suskundu şehir..... Kalabalık meydanlar,köşedeki park, uçsuz bucaksız deniz, hatta sahile vuran dalgalar.Dili yokmuş gibi, dilini yutmuş gibi.....

Kapatılmış ve kilitlenmişti kapı üzerine,tam bin yıl önce....Yeniden dönene kadar konuşmayacaktı şehir, konuşsa bile tam anlamıyla anlatamayacaktı duygularını kimseye . Sessizdi şehir.....Ağlıyordu, aşık olmuştu kahkahalar atıyordu ama sesi yoktu.Susuyordu zamanını bekliyordu.Heyecanı artıyordu giderek .....Günleri sayıyordu, ne de olsa tarih belli :Emindi,biliyordu geleceğini.Çünkü tam 15 yıldır hiç yüz üstü bırakmamıştı bu şehri. 15 yıl dile kolay....Bu aman içinde ;Celil Taylor, Antony Braxton, Cassandra Wilson ve Max Roach gibi caz tarihine damgasını vurmuş büyük isimler ,sesler getirdi istanbul'a.Yine getirecek....Duygu dolu tınılar duyulmaya başladı bile şehrin semalarında .İstanbul'un en uzun soluklu caz şöleni,Akbank Caz Festivali her yıl olduğu gibi,bu yıl a ticari kaygılardan uzak,cazın en iyi örnekleriyle sadık izleyicilerinin karşısında....Yeniden caz mevsimi

 

 
 
 
 

 

 

Ethem Özgüven Pakistan Karafilm Festivali'inde : Ethem Özgüven'in Flemenco dans ile kadına uygulanan şiddet konusunu bütünleştirdiği "F" ve diğer videoart çalışması olan "Delirium" Pakistandaki festivalde finale kaldı. Sanatçının "Küçük Göl"/Little lake video-art çalışmasıda festival gösterimi kapsamında .Ayrıca "Delirium" Dünyanın ve Güney Amerikanın en önemli sant etkinliklerinden biri kabul edilen Associaçao Cultural Videobrasil'definale kaldı.Yine İtalyada düzenlenen bir diğer festival Imaginaro Bağımsız Filmler Festivalinde' de finalde...

 
 

 

 
 

Yeni Studyo albümü "Dear Heather" 26 Ekimde piyasada: 21 Eylül'de 70 yaşına giren Leonard Cohen 25 Ekim de Ten News Songs albümünden 3 yıl sonra Dear Heather albümünü piyasaya çıkarıyor.Cohen 1994-1999 arasında Mount Baldy de geçirdiği ve hayatında dengeyi bulduğu bu yılların etkisi son iki albümdede açıkça görülür.Şarkılar ve sözleri gittikçe yalınlaşmakta ve tempo gittikçe yavaşlamaktadır.Cohen bir önceki albümdeki şarkıları Sharon Robinson ile yazmıştı.Albümün kilit ismi Anjani thomas ise arkaplan vokallerini yapmakta net sesi ile Cohen in neredeyse fısıldamaya kadar giden kalın sesini tamamlamakta.Leanne Ungar ın parçalarının çoğu ise sintisayzir kullanarak cohen in los angelesteki evinde kaydedildi.