Nisan Ayı Kültür & Sanat Etkinlikleri

 


Anasayfa
Kültür&Sanat Ana Sayfa

 
 

 

 

 ...data.processing.department

.....desing.by.m.e.duman...2005

 

    

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


 

 

[ OCAK ] [ ŞUBAT ]  [ MART ]  [ NİSAN ]  [ MAYIS ]  [ HAZİRAN] [ TEMMUZ ]    [ AĞUSTOS ]    [ EYLÜL ]    [ EKİM ]    [ KASIM ]    [ ARALIK ]

Seanslar       Sabah : 9:30          Öğle : 13:30              Akşam : 18:30

Adres : Atatürk caddesi Özel İdare Binası

Rezervasyon Tel: 0 456 213 6665

 

CACHE/SAKLI : Oyuncular :Daniel Auteuil, Juliette Binoche, Maurice Benichou, Annie Girardot .Yönetmen: Michael Haneke

Konusu : Eve gelen bilinmeyen video kasetler ve telefonlar nedeniyle ailesini ve kendisini tehdit altında hisseden Georges, çocukluk yıllarını hatırlar ve kısa bir süre yanlarında kalmış Cezayir'li Majid'i suçlar. Ama tacizci gözetleyen gerçekten de Majid midir?Laurent ailesinin evinde, hem yemek yedikleri hem TV izledikleri oda baştan aşağı kitaplarla doludur. Ayrıca çalıştıkları işler de entelektüel işlerdir. Bu da birkaç entelektüel aydın dışında Cezayir olayında sorumluluğu olanları hatırlatır bize.Dün, tek bir ülkenin bir başka ülkeye saldırısı, bu koalisyon güçleriyle toplu saldırıya dönüşmüştür; Haneke TV görüntüleri ve işlediği konu sayesinde Cezayir'i Irak'a bağlar.
 

 
 

Pieter Bruegel  "Karda Avcılar"
Pieter Bruegel onaltıncı yüzyıl Flaman resminin en önemli kişisiydi. Döneminin ressamları gibi mesleğe bir ustanın yanına çırak verilerek başladı. Çırak olmanın kolay bir iş olduğunu sanmayın sakın. Çırak olmak için Ressamlar Loncasına girmek şarttı.
Bruegel de Anvers Ressamlar Loncasına kabul edildi ve Pieter Coecke van Aelst'in yanına çırak oldu. Ustası da ustaydı hani.
Coecke van Aelst, Anvers'in önde gelen ressam, mimar, heykeltraş, vitray ve halı tasarımcılarından biriydi. Ustasının atölyesinde bir süre çalıştıktan sonra, bilgi ve görgüsünü arttırmak amacıyla İtalya'ya gitti. Neden İtalya da, Fransa ve Amerika değil diye de sormayın sakın. O çağda sanatın ve resmin merkezi İtalya idi. Amerika ise o çağın Avrupalıları için yeni keşfedilmiş bir diyar, garip ve inanılmaz zenginliklerle dolu masalsı bir yerdi. Her neyse, Bruegel iki sene İtalya'da kaldıktan sonra, memleketi Anvers'e döndü. On seneden sonra da Brüksel'e taşındı. Brüksel'de ustasının kızı Mayken ile evlendi. İki oğlu oldu. Fantastik canlılar, ateş ve kıyamet sahnelerine olan merakı yüzünden "Cehennem Bruegel" olarak da bilinen Pieter Bruegel ve "Kadife Bruegel" olarak tanınan Jan Bruegel. 1569 yılında da öldü. Eğer bir gün Brüksel'e giderseniz Notre Dame de la Chapelle'deki mezarını ziyaret edebilirsiniz.
 

 
 

Alev Alatlı - Hayır Diyebilmeli İnsan

Belki de bu yüzyılda insanın en çok kullanması gereken kelime “Hayır!“ olmalı. Ne var ki, ´Evet´in en revaçta olduğu bir zamana tanıklık ediyoruz. Bu anlamda Alev alatlı´nın yazılarıyla zamanını yorumlayarak çizdiği haritada; işaretlenmiş ne çok “Hayır!“ olduğunu göreceksiniz. Yazarın çağına tanıklığı vicdani bir sorumluluk iken, ülkemizdeki çoğu güçlü kalemin, aksine bir yönelişle Batılılaşma helecanı içinde hazır gündemler peşinde durduğunu söylemek üzüyor bizleri. Alev Alatlı´nın bakışı ve duruşuyla gündemdeki olayları yeniden okuyabilmek için bir araya gelen bu yazılar, “Şimdi Değilse Ne zaman?“ sorusunu da yineleyerek tanımlıyor kendini. ´Hayır Diyebilmeli İnsan´la yeni bir pencere açılıyor zihinlerimizde... Bu kitapta, yüksek sesle, inançla ve inatla söylediklerini bir şekilde bizlere duyurmayı başaran yazarımızın, ulusal ve uluslararası gündemlere ilişkin tezlerini açık ve net duruşlarla yaptığı eleştirel yaklaşımlarını okurken; yine, Zaman´da yayımlanmış uzun soluklu bir röportajı da bulma imkanımız olacak...

 


 

 
 
 

Uluslararası İstanbul Film Festivali 25. yılını kutluyor. Festival bu yıl  İKV tarafından 1- 15 Nisan 2006 tarihleri arasında düzenlenecek Festival başlıkları:

 25 Yılın Altın Filmleri
İstanbul Film Festivali, 25. yılında, daha önceki yıllarda gösterilen filmlerden çok özel bir seçki oluşturdu.  sinemanın klasikleri arasında yer alan 24 film bir araya getirildi: Wong Kar Wai’nin 2046 (2005), Aki Kaurismaki’nin Kibritçi Kız / Match Factory Girl (1991), Wim Wenders’in Paris Texas (1985) Derek Jarman’ın Caravaggio ve Fabio Carpi’nin Basileus Dörtlüsü / The Basileus Quartet(1983) bu bölümde yer alan filmlerden bazıları.

25 Yılın Ödüllü Türk Filmleri
İstanbul Film Festivali’nde 1985 yılından bu yana, Ulusal Yarışma’da “Yılın En İyi Türk Filmi” ödülünü alan Türk filmleri, özel bir bölümde izleyicilere yeniden sunuluyor. Bu bölümde 1985 yılında ödül kazanan Atıf Yılmaz’ın Bir Yudum Sevgi adlı filminden 2005 yılında En İyi Türk Filmi seçilen Ümit Ünal, Kudret Sabancı, Selim Demirdelen, Yücel Yolcu ve Ömür Atay’ın yönetmenliğini paylaştığı Anlat İstanbul’a kadar İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma’da birinci olan toplam 24 film yer alıyor.

Afişlerle 25 Yıl
Festivalin ilk yılından bugüne, özel bölümler, özel gösteriler ve festival için tasarlanmış tüm afişlerin bir arada sergileneceği “Afişlerle 25 Yıl” sergisi Fransız Kültür Merkezi’nde festival boyunca gezilebilecek. İstanbul Film Festivali afişleri arasında ülkemizin önde gelen grafik sanatçılarından Yurdaer Altıntaş’ın yaptığı özel gösteri afişleri de bulunuyor.
Festivalde Fransız Baharı
Bu bölümde 12 film yer alıyor. Usta yönetmen Bertrand Tavernier’in son filmi Kutsal Lola / Holy Lola, Fransız yönetmen Philippe Garrel’e Venedik Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen Ödülü”nü kazandıran Sıradan Aşıklar / Regular Lovers ve Truva  bu bölümün kaçırılmaması gereken filmlerinden.

Festivalde yeni bölümler: Kadınlara Hürriyet
Festivalin bu yıl ki sürpriz bölümlerinden biri de kadınlara ayrıldı.kadınların sorunlarına parmak basan bu bölümde yer alan 7 film arasında Cannes Film Festivali’nde Özel Umut Ödülü’nü kazanan S. Pierre Yameogo’nun Kalk ve Karşı Dur / Delwende; Toronto Film Festivali’nin Açılış Filmi olan Deepa Mehta’nın Su / Water, Cannes’da Senaryo Ödülü’nün sahibi Karin Albou’nun Küçük Kudüs / Little Jerusalem ve geçtiğimiz Şubat ayında Berlin Film Festivali’nde Jafar Panahi’ye Gümüş Ayı ödülünü getiren Ofsayt / Offside adlı filmlere dikkat.

Film Sende
İstanbul Film Festivali, 25. yılında çocuklar için de özel bir bölüm hazırladı: Festivalde hafta sonları İstanbul Modern ve Rexx sinemalarında sabah 11.00 seanslarında gösterilecek olan çocuk filmlerinden Markus Imboden’in Heidi’si bu çocuk klasiğinin en iyi uyarlamalarından biri; Köpek, General ve Kuşlar / The Dog, the General, and the Birdsözgürlüğün önemine vurgu yapıyor; Finlandiya’dan Pelikan Adam / Pelican Manhem keyifli hem öğretici; Kardeşim Köpek Oldu / My Brother Is a Dog2005 yılında Şikago Uluslararası Çocuk Filmleri Festivali’nde ‘En İyi Film’ ödülünü Pelikan Adam’la paylaşmış.

İçinden müzik geçen filmler
İstanbul Film Festivali’nin geleneksel “Canlı Müzik Eşliğinde Sessiz Filmler” bölümünün ilk filmi, Salome. Oscar Wilde’ın çok tartışılan aynı adlı oyunundan uyarlanan ve birçok kez sahneye konulan Salome, Alman piyanist Eunice Martins’in müziği eşliğinde gösterilecek.
 

 
   
 

 Pearl Jeam "world wide sucide"

Rock müzik dünyasının en önemli ve en uzun soluklu gruplarından biri olan pearl jam, kendi adlarını verdikleri 8. Stüdyo albümlerini 2 mayıs 2006 tarihinde yayınlayacağını açıkladı. Mart başından itibaren duymaya başlayacağımız albümün ilk single’ı “world wide suicide”ın da müjdelediği gibi oldukça sıkı bir albümle karşı karşıyayız. Albümün bir önemli özelliği de, grubun neredeyse 4 yıldır kaydettiği tamamen yeni şarkılardan oluşan ilk albüm olması. Yeni albüm, grubun bu şirket adına kaydettiği ilk albüm olarak da tarihe geçiyor. Albümün kayıtları seattle’da studio x’de, adam kasper ve grubun kendisinin prodüktörlüğünde kaydedildi. Grup, albümün yayınlanışını takip edecek aylarda dünya turnesine çıkacak. 1991 yılında hayatımıza giren pearl jam, bugüne kadar 60 milyon albüm satmayı başardı. 7 stüdyo albümü, 2 konser albüm, çift cd’den oluşan bir best of albüm ve b-side’lardan oluşan bir derleme yayınladı.Mart başından itibaren duymaya başlayacağımız albümün ilk single’ı “world wide suicide”ın da müjdelediği gibi oldukça sıkı bir albümle karşı karşıyayız.
Albümün bir önemli özelliği de, grubun neredeyse 4 yıldır kaydettiği tamamen yeni şarkılardan oluşan ilk albüm olması. Yeni albüm, grubun bu şirket adına kaydettiği ilk albüm olarak da tarihe geçiyor. Albümün kayıtları seattle’da studio x’de, adam kasper ve grubun kendisinin prodüktörlüğünde kaydedildi. Grup, albümün yayınlanışını takip edecek aylarda dünya turnesine çıkacak.
1991 yılında hayatımıza giren pearl jam, bugüne kadar 60 milyon albüm satmayı başardı. 7 stüdyo albümü, 2 konser albüm, çift cd’den oluşan bir best of albüm ve b-side’lardan oluşan bir derleme yayınladı.