Şubat Ayı Kültür & Sanat etkinlikleri
 
 


Anasayfa
Kültür&Sanat Ana Sayfa

78. OSCAR ADAYLARI
 

 

 

 ...data.processing.department

.....desing.by.m.e.duman...2005

    

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


 

 

[ OCAK ] [ ŞUBAT ]  [ MART ]  [ NİSAN ]  [ MAYIS ]  [ HAZİRAN] [ TEMMUZ ]    [ AĞUSTOS ]    [ EYLÜL ]    [ EKİM ]    [ KASIM ]    [ ARALIK ]

Seanslar       Sabah : 8.30          Öğle : 12.30              Akşam : 18.20

Adres : Atatürk caddesi Özel İdare Binası

Rezervasyon Tel : 0 456 213 6665

AŞK ve GURUR

Yönetmen :Joe Wright      Oyuncular:Keina Knightley - Elizabeth Bennet

Konu : 18. yüzyılın sonları. Bennet ailesinin kızları Jane, Elizabeth, Lydia , Mary ve Kitty annelerinin kendilerine bir koca arama çabalarına karşı evlenmemişlerdir.
Zengin bekarlardan Bay Bingley, kızkarkadeşi ve iyi dostu Bay Darcy ile bölgeye taşınınca olaylar değişmeye başlar. Fakat kızkardeşlerinin aksine Elizabeth, özellikle Bay Darcy'nin kendini beğenmiş bir züppe olduğunu düşünmekte ve kendisine yaklaşmasına izin vermemektedir.
Elizabeth'in az da olsa ilgi duyduğu erkek orduda görevli olan Bay Wickham'dır. Fakat beklenmedik birşey olur ve aradan biraz zaman geçip Elizabeth ile Bay Darcy birbirlerini tanımaya başladıkça önyargılar kırılıp fikirler değişmeye başlar.


 

 
 

 

Mozart ın 250. doğum yılı

Wolfgang Amadeus Mozart (1756 – 1791) Avusturya’nın batısındaki Salzburg kentinde 27 Ocak günü doğmuştu. İnsanlık tarihinin ender görülen müzik yeteneklerinden biri olarak kabul edilen Mozart’ın doğumunun 250. yılı 2006 yılı boyunca başta Avrupa kentleri olmak üzere tüm dünyada festivaller, konserler, operalarından örneklerle kutlanıyor. İstanbul Filarmoni Orkestrası da 2006 konserlerinden tüm dünya ile birlikte Mozart’ın önemli eserlerini seslendiriyor.
Şef Gürer Aykal yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Şubat 2006 konserlerinde önce Mozart’ın parıltılı opera eserlerinden örnekler sunacak ikinci bölümde ise ölüme ağıt Requiem’i seslendirerek. Böylece dahi bestecinin hem neşeli ve pırıltılı hem de dramatik eserlerinden örnekleri bir arada müzikseverlerle paylaşacak.
Ayrıca Mozart’ın güleç yüzlü ezgi yazmadaki ustalığını yansıtan operalarından seçmelerle tragedya seslendirmedeki ustalığının zirvesini yansıtan, kendi ölümünü hissederek bestelediği öne sürülen Requiem’ini de seslendirilecek.


 

 
 

 

Gabriel García Márquez çapında bir yazarın anılarını yalnızca hayranları değil, tüm bir edebiyat dünyası nicedir bekliyordu. 20. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran büyülü gerçekçiliğin büyük ustası, Yaprak Fırtınası’ndan Yüzyıllık Yalnızlık’a, Kolera Günlerinde Aşk’a esin kaynaklarını hep kendi yaşamında, yakın çevresindeki insanlarda aramıştı. O yüzden, yapıtlarıyla yaşamı arasında sık dokunmuş bağlar vardı. García Márquez, sonunda anılarını yazdı. Anlatmak İçin Yaşamak, tüm hayatını, anlatmak, yazmak için yaşamış bir yazarın anılarının çok ötesinde bir kitap. Ancak onun kaleminden çıkabilecek, roman tadında okunabilen bir yapıt. Anlatmak İçin Yaşamak’ta “Hayat, insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır” diyen yazarın yalnızca yaşam öyküsünü değil, tüm yapıtlarının izlerini de bulacaksınız.
 

 
 
 

 

Hayatın akışı 10 günlüğüne değişiyor!   IF İSTANBUL
5. AFM Uluslararası Bağımsız Film Festivali Yapı Kredi Üniversite Bankacılığı'nın ana sponsorluğunda 16-26 Şubat 2006 tarihleri arasında gerçekleşecek. !f, bu yıl da birbirinden ilginç tarz ve ülkeler arası gezinen 40'dan fazla bağımsız filmden oluşan programıyla hayatınızdan 10 günü değiştirmeye kararlı.
!f İstanbul'un bu yıl iki büyük sürprizi var: birincisi festivalin ilk kez iki sinemayı, Beyoğlu AFM ile birlikte Caddebostan AFM-Budak Sineması'nı da renklendirecek olması. Bu yıl !f Anadolu yakasında oturanlara daha da yakın olacak. İkinci sürpriz ise "!f Ankara". Bu yıl festival en özel seçkisiyle 3-5 Mart tarihleri arası Ankara'ya da taşınıyor. Ayrıca geçen yıl olduğu gibi bu yıl da biletler University Telecard sahiplerine %50 indirimli.
Bölümlere gelince;
Yeni Amerikan hareketinin genç ve öncü isimlerinden cesur filmler, Toronto ve Sundance'in ödüllü ödülsüz en çok konuşulanları, ayrıksı tarzlarıyla isimlerini kanıtlamış bağımsız yönetmenlerin buluştuğu Hit filmler> Korku türünün sınırlarını zorlayan, tüyleri ürperten ve yine bol Asyalı filmlerle Nöbetçi Sinema> Hayatı yaşamanın farklı yollarını anlatan, ödüllü örneklerle Gökkuşağı> Bu yıl eklenen yeni bölümlerden oyunu kurallarına göre oynamayan, diğer bir deyişle "sistem"e dahil olmak istemeyenlerin hikayeleriyle İçeridekiler/ Dışarıdakiler  birbirinden şaşırtıcı, kült animasyonlardan, kural yıkan filmlerden oluşan bu yıl daha da fantastik bir bölüm Fantastik Filmler> Müzik, dans ya da uç bir festival gibi performans sanatı ve sanatçılarından hiç bir yerde duymadığınız özel hikayelerle Express Yourself! ve beşinci doğum günümüzde !f severlere özel bir hediye, bildiğimiz anlamıyla bağımsız filmin en son başına gelenler, uçta gezinen hikaye ve tarzlardan oluşan çok özel bir seçki !f Kolik Özel>.
 

 
   
 

 

Ayşe Tütüncü 2004 yılı başında yeni bir Üçlü kurdu; bu üçlüde yıllardır birlikte müzik yaptığı iki müzisyen yer alıyor: bas ve Si b klarinette Oğuz Büyükberber, soprano ve tenor saksofonda Yahya Dai.
Mart 2004’ten beri konserler veren üçlü, Ayşe Tütüncü’nün bu grup bileşimi (iki nefesli ve bir piyano) için özel olarak düzenlediği yeni bestelerini çalıyor. Düzenlemeler iki nefesli aletin birbiriyle ve piyanoyla ilişkisi üzerine kurulu. Genellikle soprano saksofon ve bas klarinet, zaman zaman da alet değiştirilerek si b klarinet ve tenor saksofon eşleşiyor. Müziğin karakteri klasik batı müziği, caz ve yöresel müzik damarlarının A.Tütüncü’ye has bir üslupta harmanlanması olarak tarif edilebilir. Ayrıca bestelerin arasında Astor Piazzola ve Carla Bley’den yine bu üçlüye göre piyanist tarafından düzenlenmiş birer yorum da yer alıyor. Doğaçlamalar ise her zaman olduğu gibi çalma anına ait.
Ayşe Tütüncü özellikle yazılı müzikle emprovize müzik arasındaki gerilimi dengeleyebilmek ve ikisine de uzanabilmek için ortada bir yerde durmayı tercih ediyor. 1995’ten bu yana sürdürdüğü “Piyono Perküsyon” projesinde emprovizasyona açık bırakılmış serbest bölümleri olan besteler, adaptasyonlar, çeşitlemeler ve kolajları işliyor. Yeni Üçlü’sünün repertuarında ise yer yer adaptasyonlara yer verse de ağırlıklı olarak yine serbest bölümler ile yazı’nın içiçe örülerek çalındığı yeni bestelerine yer veriyor.