| |
Roma ve Bizans dönemlerinde yörede
kurulu kente Argyropolis
yunanca argyros: gümüş ve polis: "kent".) adı
verilmiştir.Gümüşhane'nin tarihi hakkında geniş ve kesin bilgi
yoktur. Ancak; Bölgedeki kalelerin M.Ö. yapıldığı
bilinmektedir. M.Ö. 1200 yıllarında Hitit İmparatorluğunun
yıkılışından sonra Van Bölgesinde kurulan Urartu Krallığı bir
süre sonra sınırlarını Gümüşhane yakınlarına kadar
genişletmiştir.Bu bölge daha Sonraları Iran Imparatorluğunun
hakimiyetine girmiştir. Makedonya Kralı Buyük İskender' in Pers
İmparatorluğuna son vermesi üzerine (M.Ö. 331) Gümüşhane ve
dolayları Makedonyalıların idaresine geçmiştir. Büyük
İskender'in komutanlarından Filikos'un Gümüşhane'de Gümüş madeni
bulması üzerine İskender'in buraya önem verdiği söylenir. Roma,
Makedonya, İran Mücadelesine sahne olan bölgenin bu karışık
durumunu gören Hazer Hanları Bölgeyi zaptederek, peçene
oymaklarını yerleştirmeye başlamışlardır. Fakat Türk hakimiyeti
kısa sürmüştür. Bölge tekrar Pers ,Bizans mücadelesine sahne
olmuştur.
Bizans hakimiyeti sırasında İmparator Justinyanus Bayburt
kalesini Keçikaya yı tamir ettirmiştir .VII yüzyıl başlarında
bölge; Emevi , Abbasi ve Bizanslılar arasında birkaç defa el
değiştirmiştir. Gümüşhane dolayları Selçuklu' ların Anadoluyu
fethi sırasında ilk aldıkları yerler arasındadır. Anadolu'nun
fethinden sonra Bayburt, Erzurum'da hüküm süren Saltukoğulları
emirliğine, Gümüşhane, Kelkit ve Erzincan da kurulmuş olan
Mengücük Emirliğine bağlanmışlardır.
Anadolu Selçuklu Hükümdarı Süleyman Sah'ın Mengüçükler in
hakimiyetine son vermesi üzerine bölge, Anadolu Selçuklular ının
yönetimine girmiştir. 1243 de Sivas'ın kuzeyinde Köse Dağı
savaşında İlhanlılar Selçukluları yenerek buraları ele
geçirdiler. 1335 de Celayirliler ve daha sonra da Alaaddin
Dratana tarafından bölge zapt edilmiştir.Gümüşhane ve yöresi ilk
defa 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı
yönetimine bağlanmıştır. 1553 yılında Kanuni Sultan Süleyman,
İran seferi sırasında, konakladığı bu bölgede gümüş ocaklarını
gördüğünde bu bölgeye 1 cami ve 50 ev inşaasını emredip,
Gümüşhane ismini vermiştir. Gümüşhane isminin verilmesinden önce
şehrin ismi CANCA idi. Kanuni Sultan Süleyman, bölgede çıkan
altın ve gümüş madenlerinden dolayı şehre kendi adına sikke
basma yetkisi vermiştir. Maden ocakları ve şehir en canlı
dönemini IV. Murat döneminde (1623-1640) yaşamıştır. 1894
yılında hükümetin madencilerin imtiyazlarını feshetmesiyle
ocaklar kapanmıştır. 1916 tarihindeki Rus işgaliyle meydana
gelen göçler sebebiyle nüfus durumu gittikçe azalmış ve yerleşim
yavaş yavaş Harşit Vadisi'ne kaymaya başlamıştır. Cumhuriyetin
ilanından 4 yıl sonra da vilayet merkezi yeni yerine
taşınmıştır.
|