T.C ANAYASA
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI (*)
(Kurucu Mecliste Kabul Tarihi :
18.10.1982; Halkoyuna Sunulmak Üzere Tasarının Resmî Gazetede İlanı:
20.10.1982-17844; Kanunun Halkoyu ile Kabul Tarihi: 7.11.1982; Halkoyu
Sonucunun Yayımlandığı Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863 Mükerrer)
Kanun No. : 2709 Kabul Tarihi : 7.11.1982
BAŞLANGIÇ
(Değişik: 23.7.1995-4121/1 md.)
Türk Vatanı ve Milletinin ebedî
varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu
Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz
kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun
inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara
sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedî varlığı,
refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma
azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü,
egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet
adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu
Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla
belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet organları
arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve
görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir
işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda
bulunduğu;
(Değişik: 3.10.2001-4709/1 md.) Hiçbir
faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve
ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî
değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve
medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik
ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve
politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki
temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince
yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir
hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve
yetkisine doğuştan sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur
ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak
ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü
tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin
saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta
sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine
hakları bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak,
sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp
uygulanmak üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye
âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi
olunur.
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
I. Devletin şekli
MADDE 1.
– Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
MADDE 2.
– Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet
anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine
bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik
ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmî dili,
bayrağı, millî marşı ve başkenti
MADDE 3.
– Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili
Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen,
beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara’dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
MADDE 4.
– Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu
hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3
üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif
edilemez.
V. Devletin temel amaç ve görevleri
MADDE 5.
– Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve
bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi
korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak;
kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet
ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve
sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının
gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
VI. Egemenlik
MADDE 6.
– Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın
koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette
hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya
organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
MADDE 7.
– Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VIII. Yürütme yetkisi ve görevi
MADDE 8.
– Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu
tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine
getirilir.
IX. Yargı yetkisi
MADDE
9. – Yargı yetkisi, Türk Milleti
adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
X. Kanun önünde eşitlik
MADDE 10.
– Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç,
din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde
eşittir.
(Ek: 7.5.2004-5170/1 md.)Kadınlar ve
erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini
sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya
sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları
bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket
etmek zorundadırlar.
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve
üstünlüğü
MADDE 11.
– Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare
makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk
kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
İKİNCİ KISIM
Temel Haklar ve Ödevler
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
I. Temel hak ve hürriyetlerin
niteliği
MADDE 12.
– Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel
hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin
topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da
ihtiva eder.
II. Temel hak ve hürriyetlerin
sınırlanması
MADDE 13.
– (Değişik: 3.10.2001-4709/2 md.) Temel hak ve hürriyetler, özlerine
dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen
sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu
sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin
ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
III. Temel hak ve hürriyetlerin
kötüye kullanılamaması
MADDE 14.
– (Değişik: 3.10.2001-4709/3 md.) Anayasada yer alan hak ve
hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik
Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde
kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete
veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok
edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde
sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak
şekilde yorumlanamaz.
Bu hükümlere aykırı faaliyette
bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.
IV. Temel hak ve hürriyetlerin
kullanılmasının durdurulması
MADDE 15.
– Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde,
milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla,
durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması
kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada
öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
(Değişik: 7.5.2004-5170/2 md.)Birinci
fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu
meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî
varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve
kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç
ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile
saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
V. Yabancıların durumu
MADDE 16.
– Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka
uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Kişinin Hakları ve Ödevleri
I. Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve
manevî varlığı
MADDE 17.
– Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme
hakkına sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı
haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan
bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz;
kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi
tutulamaz.
(Değişik: 7.5.2004-5170/3 md.)Meşrû
müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi,
bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya
isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili
merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına
kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme
fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
II. Zorla çalıştırma yasağı
MADDE 18.
– Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek
üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar;
olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke
ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi
niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
III. Kişi hürriyeti ve güvenliği
MADDE 19.
– Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen :
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti
kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi;
bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği
olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim
altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir
kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl
hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya
hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya
ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin
yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya
giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen
bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse
hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti
bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya
değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı
zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla
tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde
veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun
şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kişilere,
yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde
yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal,
toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/4 md.)
Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye
gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu
olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır.
Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın
hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal,
sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/4 md.) Kişinin
yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.
Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde
yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest
bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin
yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine
getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti
kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu
kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını
sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına
sahiptir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/4 md.) Bu
esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar,
tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir.
IV. Özel hayatın gizliliği ve
korunması
A. Özel hayatın gizliliği
MADDE
20. – Herkes, özel hayatına ve
aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel
hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga cümle:
3.10.2001-4709/5 md.)
(Değişik: 3.10.2001-4709/5 md.) Millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre
verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış
merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve
eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı
yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını
el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el
koyma kendiliğinden kalkar.
B. Konut dokunulmazlığı
MADDE 21.
– (Değişik: 3.10.2001-4709/6 md.) Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre
verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış
merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama
yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı
yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını
el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el
koyma kendiliğinden kalkar.
C. Haberleşme hürriyeti
MADDE 22.
– (Değişik: 3.10.2001-4709/7 md.) Herkes, haberleşme hürriyetine
sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya
birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça;
yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça;
haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin
kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim,
kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar
kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve
kuruluşları kanunda belirtilir.
V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti
MADDE 23.
– Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini
önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli
kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve
kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/8 md.)
Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza
soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda
girme hakkından yoksun bırakılamaz.
VI. Din ve vicdan hürriyeti
MADDE
24. – Herkes, vicdan, dinî inanç
ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14 üncü madde hükümlerine aykırı
olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere
katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî
inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin
gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk
ve orta-öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer
alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi
isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî
veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma
veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne
suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal
sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti
MADDE 25.
– Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun
kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve
kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyeti
MADDE 26.
– Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla
tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu
hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak
ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo,
televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin
sistemine bağlanmasına engel değildir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/9 md.) Bu
hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu
güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve
milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi,
suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş
bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve
aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması
veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi
amaçlarıyla sınırlanabilir.
(Üçüncü fıkra mülga: 3.10.2001-4709/9
md.)
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının
kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını
engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin
sınırlanması sayılmaz.
(Ek: 3.10.2001-4709/9 md.) Düşünceyi
açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart
ve usuller kanunla düzenlenir.
IX. Bilim ve sanat hürriyeti
MADDE 27.
– Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama,
yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve
3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla
kullanılamaz.
Bu madde hükmü yabancı yayınların
ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.
X. Basın ve yayımla ilgili hükümler
A. Basın hürriyeti
MADDE 28.
– Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî
teminat yatırma şartına bağlanamaz.
(İkinci fıkra mülga: 3.10.2001-4709/10
md.)
Devlet, basın ve haber alma
hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında,
Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.
Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da
ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait
gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar
veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu
suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile
dağıtım hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de
kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı
önleyen yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde
yetkili hâkime bildirir. Yetkili hâkim bu kararı en geç kırksekiz saat
içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır.
Yargılama görevinin amacına uygun olarak
yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hâkim
tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım
yasağı konamaz.
Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun
gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması
hallerinde hâkim kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlâkın
korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle
toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili merci, bu kararını en
geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir; hâkim bu kararı en
geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz
sayılır.
Süreli veya süresiz yayınların suç
soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel
hükümler uygulanır.
Türkiye’de yayımlanan süreli yayınlar,
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel
ilkelerine, millî güvenliğe ve genel ahlâka aykırı yayımlardan mahkûm
olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan
süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın
yasaktır; bunlar hâkim kararıyla toplatılır.
B. Süreli ve süresiz yayın hakkı
MADDE
29. – Süreli veya süresiz yayın
önceden izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.
Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun
gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie
verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının
tespiti halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye
başvurur.
Süreli yayınların çıkarılması, yayım
şartları, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar
kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe
yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî
ve teknik şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu
tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkânlarından
eşitlik esasına göre yararlanır.
C. Basın araçlarının korunması
MADDE 30.
– (Değişik: 7.5.2004-5170/4 md.)Kanuna uygun şekilde basın işletmesi
olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti
olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten
alıkonulamaz.
D. Kamu tüzelkişilerinin elindeki
basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma hakkı
MADDE 31.
– Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki basın
dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına
sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/11 md.) Kanun,
millî güvenlik, kamu düzeni, genel ahlâk ve sağlığın korunması
sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve
kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici
kayıtlar koyamaz.
E. Düzeltme ve cevap hakkı
MADDE 32.
– Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine
dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması
hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa,
yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından ilgilinin
müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir.
XI. Toplantı hak ve hürriyetleri
A. Dernek kurma hürriyeti
MADDE 33.
– (Değişik: 23.7.1995-4121/2 md.; 3.10.2001-4709/12 md.)
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya
da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve
dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve
kanunla sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde
hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak,
millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını
önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca
varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde görevli
hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler
ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde
Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili
olarak da uygulanır.
B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkı
MADDE 34.
– (Değişik: 3.10.2001-4709/13 md.) Herkes, önceden izin almadan,
silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına
sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı
ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel
sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme
hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.
XII. Mülkiyet hakkı
MADDE 35.
– Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla,
kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum
yararına aykırı olamaz.
XIII. Hakların korunması ile ilgili
hükümler
A. Hak arama hürriyeti
MADDE 36.
– (Değişik: 3.10.2001-4709/14 md.) Herkes, meşrû vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak
iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi
içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
B. Kanunî hâkim güvencesi
MADDE 37.
– Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne
çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tâbi olduğu
mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı
yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar
MADDE 38.
– Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir
fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o
suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza
mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik
tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar,
kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve kanunda
gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda
delil göstermeye zorlanamaz.
(Ek: 3.10.2001-4709/15 md.) Kanuna
aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.
Ceza sorumluluğu şahsîdir.
(Ek: 3.10.2001-4709/15 md.) Hiç kimse,
yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden
dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.
(Mülga: 7.5.2004-5170/5 md.)
(Değişik: 7.5.2004-5170/5 md.)Ölüm
cezası ve genel müsadere cezası verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması
sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç
düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir.
(Değişik: 7.5.2004-5170/5
md.)Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği
yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir
ülkeye verilemez.
XIV. İspat hakkı
MADDE 39.
– Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin
yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan
hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına
sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat
olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı
bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
XV. Temel hak ve hürriyetlerin
korunması
MADDE 40.
– Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes,
yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme
hakkına sahiptir.
(Ek: 3.10.2001-4709/16 md.) Devlet,
işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere
başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin, resmî görevliler tarafından
vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe
tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı
saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler
I. Ailenin korunması
MADDE 41.
– (Değişik: 3.10.2001-4709/17 md.) Aile, Türk toplumunun temelidir ve
eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile
özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının
öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır,
teşkilâtı kurar.
II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi
MADDE 42.
– Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit
edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve
inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre,
Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı
eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya
sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim, kız ve erkek bütün
vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli okulların
bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye
uygun olarak, kanunla düzenlenir.
Devlet, maddî imkânlardan yoksun
başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile
burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları
sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak
tedbirleri alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece
eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler
yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve
öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz
ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı
diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tâbi
olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri
saklıdır.
III. Kamu yararı
A. Kıyılardan yararlanma
MADDE 43.
– Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz
ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada
öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış
amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân
ve şartları kanunla düzenlenir.
B. Toprak mülkiyeti
MADDE 44.
– Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve
geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya
yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak
amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım
bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir.
Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak
sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak
ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez,
miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan
çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı
halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar
kanunla düzenlenir.
C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim
dallarında çalışanların korunması
MADDE 45.
– Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı
kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması
ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak
maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve
gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin
değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için
gereken tedbirleri alır.
D. Kamulaştırma
MADDE 46.
– (Değişik: 3.10.2001-4709/18 md.) Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu
yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek
şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir
kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve
bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme
bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım
reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân
projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi,
kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların
bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi
öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu
takdirde taksitler eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı
doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her
halde peşin ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen
taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma
bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.
E. Devletleştirme ve özelleştirme
MADDE 47.
– Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının
zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.
Devletleştirme gerçek karşılığı
üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve usulleri
kanunla düzenlenir.
(Ek: 13.8.1999-4446/1 md.) Devletin,
kamu iktisadî teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin
mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin
esas ve usuller kanunla gösterilir.
(Ek: 13.8.1999-4446/1 md.) Devlet, kamu
iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen
yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile
gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği
kanunla belirlenir.
IV. Çalışma ve sözleşme hürriyeti
MADDE 48.
– Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.
Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî
ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik
ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.
V. Çalışma ile ilgili hükümler
A. Çalışma hakkı ve ödevi
MADDE 49.
– Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/19 md.) Devlet,
çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek
için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek,
işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma
barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.
(Üçüncü fıkra mülga: 3.10.2001-4709/19
md.)
B. Çalışma şartları ve dinlenme hakkı
MADDE 50.
– Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî
yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak
korunurlar.
Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.
Ücretli hafta ve bayram tatili ile
ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.
C. Sendika kurma hakkı
MADDE 51.
– (Değişik: 3.10.2001-4709/20 md.) Çalışanlar ve işverenler,
üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve
menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın
sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve
üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir
sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı ancak, millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Aynı zamanda ve aynı iş kolunda birden
fazla sendikaya üye olunamaz.
İşçi niteliği taşımayan kamu
görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları
gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir.
Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri,
yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi
esaslarına aykırı olamaz.
D. Sendikal faaliyet
MADDE 52.
– (Mülga: 23.7.1995-4121/3 md.)
VI. Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı
ve lokavt
A. Toplu iş sözleşmesi hakkı
MADDE 53.
– İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal
durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş
sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı
kanunla düzenlenir.
(Ek: 23.7.1995-4121/4 md.) 128 inci
maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi
aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve
ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar
ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve
İdareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu
görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni
taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idarî veya kanunî
düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur.
Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve
anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar
Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller
kanunla düzenlenir.
Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden
fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.
B. Grev hakkı ve lokavt
MADDE 54.
– Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması
halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve
işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve
istisnaları kanunla düzenlenir.
Grev hakkı ve lokavt iyi niyet
kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve millî serveti tahrip
edecek şekilde kullanılamaz.
Grev esnasında greve katılan işçilerin
ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan
işyerinde sebep oldukları maddî zarardan sendika sorumludur.
Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya
ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir.
Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde
veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek
Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da
anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun
kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.
Yüksek Hakem Kurulunun kuruluş ve
görevleri kanunla düzenlenir.
Siyasî amaçlı grev ve lokavt, dayanışma
grev ve lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma,
verim düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.
Greve katılmayanların işyerinde
çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiçbir şekilde engellenemez.
VII. Ücrette adalet sağlanması
MADDE 55.
– Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe
uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan
yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.
(Değişik: 3.10.2001-4709/21 md.) Asgarî
ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik
durumu da gözönünde bulundurulur.
VIII. Sağlık, çevre ve konut
A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin
korunması
MADDE 56.
– Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını
korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların
ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh
sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde
tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla
sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel
kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları
denetleyerek yerine getirir.
Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde
yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.
B. Konut hakkı
MADDE 57.
– Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir
planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır,
ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.
IX. Gençlik ve spor
A. Gençliğin korunması
MADDE 58.
– Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin
müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı
amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı
tedbirleri alır.
Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden,
uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü
alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.
B. Sporun geliştirilmesi
MADDE 59.
– Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını
geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik
eder.
Devlet başarılı sporcuyu korur.
X. Sosyal güvenlik hakları
A. Sosyal güvenlik hakkı
MADDE 60.
– Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli
tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
B. Sosyal güvenlik bakımından özel
olarak korunması gerekenler
MADDE 61.
– Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve
gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi
sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını ve
toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara
Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla
düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç çocukların
topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve
tesisleri kurar veya kurdurur.
C. Yabancı ülkelerde çalışan Türk
vatandaşları
MADDE 62.
– Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile
birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal
güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda
dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alır.
XI. Tarih, kültür ve tabiat
varlıklarının korunması
MADDE 63.
– Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin
korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri
alır.
Bu varlıklar ve değerlerden özel
mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak
sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla
düzenlenir.
XII. Sanatın ve sanatçının korunması
MADDE 64.
– Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin
ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat
sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.
XIII. Devletin iktisadî ve sosyal
ödevlerinin sınırları(*)
MADDE 65.
– (Değişik: 3.10.2001-4709/22 md.) Devlet, sosyal ve ekonomik
alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına
uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde
yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Siyasî Haklar ve Ödevler
I. Türk vatandaşlığı
MADDE 66.
– Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu
Türktür. (Son cümle mülga: 3.10.2001-4709/23 md.)
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği
şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla
bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar
ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
II. Seçme, seçilme ve siyasî
faaliyette bulunma hakları
MADDE 67.
– Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme,
seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî
faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
(Değişik: 23.7.1995-4121/5 md.) Seçimler
ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık
sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında
yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını
kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.
(Değişik: 17.5.1987-3361/1 md.;
23.7.1995-4121/5 md.) Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme
ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla
düzenlenir.
(Değişik: 23.7.1995-4121/5 md.;
3.10.2001-4709/24 md.) Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askerî
öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz
kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları
ve tutukevlerinde oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim
emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu
tarafından tespit edilir ve görevli hâkimin yerinde yönetim ve
denetimi altında yapılır.
(Ek: 23.7.1995-4121/5 md.) Seçim
kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini
bağdaştıracak biçimde düzenlenir.
(Ek: 3.10.2001-4709/24 md.) Seçim
kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.
III. Siyasî partilerle ilgili
hükümler
A. Parti kurma, partilere girme ve
partilerden ayrılma
MADDE 68.
– (Değişik: 23.7.1995-4121/6 md.) Vatandaşlar, siyasî parti
kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına
sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş olmak
gerekir.
Siyasî partiler, demokratik siyasî
hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Siyasî partiler önceden izin almadan
kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini
sürdürürler.
Siyasî partilerin tüzük ve programları
ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine,
millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı
olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür
diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini
teşvik edemez.
Hâkimler ve savcılar, Sayıştay dahil
yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur
statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği
taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile
yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasî partilere üye olamazlar.
Yükseköğretim elemanlarının siyasî
partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu
elemanların, siyasî partilerin merkez organları dışında kalan parti
görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yükseköğretim
elemanlarının yükseköğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler.
Yükseköğretim öğrencilerinin siyasî
partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
Siyasî partilere, Devlet, yeterli
düzeyde ve hakça malî yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın,
alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla
düzenlenir.
B. Siyasî partilerin uyacakları
esaslar
MADDE 69.
– (Değişik: 23.7.1995-4121/7 md.) Siyasî partilerin faaliyetleri,
parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun
olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.
Siyasî partiler, ticarî faaliyetlere
girişemezler.
Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin
amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla
düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile
gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim
yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda
gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken
Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda
vereceği kararlar kesindir.
Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince
kesin olarak karara bağlanır.
Bir siyasî partinin tüzüğü ve
programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı
bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.
Bir siyasî partinin 68 inci maddenin
dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli
kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak
haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar
verilir. (Ek cümle: 3.10.2001-4709/25 md.) Bir siyasî parti, bu
nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği
ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez
karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki
grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça
benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti
organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu
fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.
(Ek: 3.10.2001-4709/25 md.) Anayasa
Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava
konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet
yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.
Temelli kapatılan bir parti bir başka ad
altında kurulamaz.
Bir siyasî partinin temelli
kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil
üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin
kararının Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak
beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve
deneticisi olamazlar.
Yabancı devletlerden, uluslararası
kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzelkişilerden
maddî yardım alan siyasî partiler temelli olarak kapatılır.
(Değişik: 3.10.2001-4709/25 md.) Siyasî
partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da
Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasî
partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki
esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.
IV. Kamu hizmetlerine girme hakkı
A. Hizmete girme
MADDE 70.
– Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği
niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.
B. Mal bildirimi
MADDE 71.
– Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu
bildirimlerin tekrarlanma süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve
yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna edilemez.
V. Vatan hizmeti
MADDE 72.
– Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı
Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya
getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.
VI. Vergi ödevi
MADDE 73.
– Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi
ödemekle yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli
dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî
yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî
yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına
ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar
içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.
VII. Dilekçe hakkı
MADDE 74.
– (Değişik: 3.10.2001-4709/26 md.) Vatandaşlar ve karşılıklılık esası
gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle
veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara
ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/26 md.)
Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe
sahiplerine yazılı olarak bildirilir.
Bu hakkın kullanılma biçimi kanunla
düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Cumhuriyetin Temel Organları
BİRİNCİ BÖLÜM
Yasama
I. Türkiye Büyük Millet Meclisi
A. Kuruluşu
MADDE 75.
– (Değişik: 17.5.1987 - 3361/2 md; 23.7.1995 - 4121/8 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi genel oyla seçilen beşyüzelli
milletvekilinden oluşur.
B. Milletvekili seçilme yeterliliği
MADDE 76.
– Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
(Değişik : 27.12.2002 - 4777/1 md.) En
az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik
hizmetini yapmamış olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli
suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis
cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı
iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve alım
satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör
eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından
biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili
seçilemezler.
Hâkimler ve savcılar, yüksek yargı
organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları,
Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur
statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi
niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler
mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili
seçilemezler.
C. Türkiye Büyük Millet Meclisinin
seçim dönemi
MADDE 77.
–Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimleri beş yılda bir yapılır.
Meclis, bu süre dolmadan seçimin
yenilenmesine karar verebileceği gibi, Anayasada belirtilen şartlar
altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de seçimler yenilenir.
Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine karar verilen Meclisin
yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer.
D. Türkiye Büyük Millet Meclisi
seçimlerinin geriye bırakılması ve ara seçimleri
MADDE 78.
– Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse,
Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına
karar verebilir.
Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa,
erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim,
her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay
geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı,
üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay
içinde yapılmasına karar verilir.
Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi
yapılamaz.
(Ek : 27.12.2002 - 4777/2 md.) Yukarıda
yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye
Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip
eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır. Bu fıkra
gereği yapılacak seçimlerde Anayasanın 127 nci maddesinin üçüncü
fıkrası hükmü uygulanmaz.
E. Seçimlerin genel yönetim ve
denetimi
MADDE 79.
– Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında
yapılır.
Seçimlerin başlamasından bitimine kadar,
seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri
yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla
ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin
karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim
tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulun